💥 85 Milyon Kişi, 1 Milyar Muayene!

BOZKURTBOZKURT is verified member.

Kurucu
Yönetici
Konsey Başkanı
ChatGPT Image 30 Nis 2026 16_04_29.png
İstanbul İl Sağlık Müdürünün açıklamasına göre ;
  • Toplam Yıllık Muayene Sayısı: 85 milyonluk Türkiye genelinde yıllık muayene sayısı 1 milyar barajını aşmış durumda.
  • Kişi Başına Düşen Muayene: Vatandaş başına yıllık ortalama muayene sayısı 11-12 kez olarak gerçekleşiyor.
  • İstanbul Muayene İstatistiği: Sadece İstanbul ilinde yıllık muayene sayısı 200 milyonu geçmiş vaziyette.
  • İstanbul Ameliyat İstatistiği: İstanbul'da gerçekleştirilen yıllık ameliyat sayısı 2,5 milyonu aşmış durumda.
  • Uç Örnek (Kişisel Rekor): İstanbul İl Sağlık Müdürü'nün verilerine göre, tek başına yılda tam 300 kez doktora giden vakalar mevcut.
DEĞERLENDİRME VE KRİTİK ANALİZ:

Bu tabloyu okurken iğneyi değil, çuvaldızı bizzat kendimize batırmak zorundayız. Karşımızda sağlığını değil, hastalığını besleyen bir millet var:
  • Milletçe Gelen Hastalık Merakı: Yılda 1 milyar muayene demek, bu milletin artık hapşırsa "ölüyorum" diyerek poliklinik kapısına dayanması demektir. İnsanlar hastaneleri şifa merkezi değil, adeta bir vakit geçirme ve teselli arama durağı haline getirdi.
  • İlaç Torbasıyla Gelen Sahte Güven: Toplumda "ne kadar çok ilaç yazdırırsam o kadar iyi bakıldım" gibi cahilce bir anlayış hakim. Kendi bağışıklığını yok eden, poşet poşet gereksiz ilaç istifleyen, ilaç bağımlısı bir toplum inşa edildi.
  • Sorumsuzluk ve Hak Gaspı: Yılda 300 kez doktora gitmek, sadece bir hastalık değil, aynı zamanda büyük bir bencilliktir. Basit meseleler için randevuları kilitleyen bu kitle, gerçekten ölümle pençeleşen, kanser tedavisi gören ya da acil ameliyat bekleyen insanların yaşam hakkını bizzat gasp etmektedir.
  • Hastalık Sektörünü Besleyen Halk: İstanbul’daki 2,5 milyon ameliyatın ne kadarı zorunluluk, ne kadarı halkın her sancıda "beni kesip biçin" diye doktora baskı yapmasının sonucu? Toplum, bedenini iyileştirmek yerine operasyon masasına yatırmayı marifet sayar hale geldi.
  • Zihinsel Çöküşün Fiziksel Yansıması: Ruhsal boşluğunu veya disiplinsiz yaşam tarzını hastanelerde tedavi etmeye çalışan bir toplum var. Hareket etmeyen, yanlış beslenen ama her gün doktordan mucize bekleyen bu kitle, devlete ve topluma sadece ayak bağı olmaktadır.
SORU ŞUDUR:
  1. Yılda 300 kez doktora gitmeyi normal gören bir zihniyet, bu ülkenin geleceğinde hangi üretkenliği ve sağlığı vaat edebilir?
  2. Sağlığı "hastaneye gitmek" sanan bu kitle, asıl sağlığın disiplinli yaşam ve bireysel sorumluluktan geçtiğini ne zaman anlayacak?
 
Hocam adam hasta olmasa gider mi hastaneye?.. Hadi % bilmem kaçlık kısmı lüksiyattan gitti diyelim ee geri kalanı bi sıkıntısı olmasa gider mi hastaneye? Devlet, hasta azaltmak yerine (bir nevi mezara göndermektir ki işin açık tarafı) hastalığı azaltmak için çalışmış olması lazım gelmez mi? Yani arkadaş işin şu kısmıyla ilgilensek daha doğru olacak: Kalifiyeli yetişmiş personel temini gereklidir hastanelere. Onun için de eğitim şart!
 
Reis o kadar haklısın ki özellikle devlet hastanelerinde 7-24 o kadar kuru kalabalik var ki . Bizzat şahit olduğum olay var. Adamın hiçbir rahatsızlığı yok sırf rapor alıp ise gitmemek için ortalığı birbirine katti. Sıra bile almadan direk doktorun odasına dalıyor doktor normal olarak rapor vermedi diye doktorun üzerine yürüyor. O sırada ben ayakta duramıyorum . Sürekli mide bulantısı , ishal ve titreme var. O yüzdendir ki önce toplum bilinçlenecek anlayışlı olacak ondan sonra hesap soracak . Birde randuvu alıp gitmediği halde iptal etmeyenlerin girdikleri vebal başka bir boyut zaten
 
Merhaba. 1 kişi örneğin aynı kategoriden 1 bölüme ayda bir randevu alabilirse, bu kadar yoğun sıra olmaz. Ya da başka bir yolu olmalı. Ülkemizde ucu açık kalan her şeyde zirveye oynyoruz maalesef. Bir sınır olmalı, oto kontrol sistem devreye girip, fazla veya gereksiz ( tüm konularda ne olursa olsun) başvuruları engellemeli.
 
Maddi olarak bilinçsizlik
Ama asıl nedeni maneviyat reis
Örnek verecek olursak Pakistan çok kirli bir ülke hastaneler dolu olması gerek deriz değil mi
Vallahi oraya gidenlerden şunu duydum ki öğlen saati hastaneye gittiklerinde hastanede 5 kişi ancak gördüm diyorlar
İslamiyet şifadır yaşanmadıkça bizim hastalık hastası ahvalimiz düzelmeyecek
Rabbim bizi tez vakitte özümüze döndürsün 🤲🇹🇷
 
Olay tamamen Fahrettin Koca ve çırağı Kemal Memişoğlu'nun sağlık sistemini sabote etmesidir. Recep Akdağ gibi bir bakan lazım bu ülkeye yeniden. Kasıtlı olarak randevular kısılıp halk özel hastanelere yönlendiriliyor. Sağlık ocakları, antibiyotik yazma yetkileri kısıtlanarak işlevsiz bırakıldı, hastalar uzmanlara gitmeye zorlanıyor doğrudan. Aslında hastanelerdeki yoğunluğun %90'ı, sağlık ocaklarında basitçe tedavi edilebilecek vakalar. Uzman doktor muayenesi sağlık ocağından sevk şartına bağlansa gereksiz kalabalık tamamen bitecek. Acil vakalar için de doğrudan uzman muayenesine belirli bir ücret getirilse sorun kalmayacak
 
Geri
Üst
Konsey Haberler Akış Mesaj Profil