-
Vitrin konusu
- #1
İstanbul İl Sağlık Müdürünün açıklamasına göre ;
Bu tabloyu okurken iğneyi değil, çuvaldızı bizzat kendimize batırmak zorundayız. Karşımızda sağlığını değil, hastalığını besleyen bir millet var:
- Toplam Yıllık Muayene Sayısı: 85 milyonluk Türkiye genelinde yıllık muayene sayısı 1 milyar barajını aşmış durumda.
- Kişi Başına Düşen Muayene: Vatandaş başına yıllık ortalama muayene sayısı 11-12 kez olarak gerçekleşiyor.
- İstanbul Muayene İstatistiği: Sadece İstanbul ilinde yıllık muayene sayısı 200 milyonu geçmiş vaziyette.
- İstanbul Ameliyat İstatistiği: İstanbul'da gerçekleştirilen yıllık ameliyat sayısı 2,5 milyonu aşmış durumda.
- Uç Örnek (Kişisel Rekor): İstanbul İl Sağlık Müdürü'nün verilerine göre, tek başına yılda tam 300 kez doktora giden vakalar mevcut.
Bu tabloyu okurken iğneyi değil, çuvaldızı bizzat kendimize batırmak zorundayız. Karşımızda sağlığını değil, hastalığını besleyen bir millet var:
- Milletçe Gelen Hastalık Merakı: Yılda 1 milyar muayene demek, bu milletin artık hapşırsa "ölüyorum" diyerek poliklinik kapısına dayanması demektir. İnsanlar hastaneleri şifa merkezi değil, adeta bir vakit geçirme ve teselli arama durağı haline getirdi.
- İlaç Torbasıyla Gelen Sahte Güven: Toplumda "ne kadar çok ilaç yazdırırsam o kadar iyi bakıldım" gibi cahilce bir anlayış hakim. Kendi bağışıklığını yok eden, poşet poşet gereksiz ilaç istifleyen, ilaç bağımlısı bir toplum inşa edildi.
- Sorumsuzluk ve Hak Gaspı: Yılda 300 kez doktora gitmek, sadece bir hastalık değil, aynı zamanda büyük bir bencilliktir. Basit meseleler için randevuları kilitleyen bu kitle, gerçekten ölümle pençeleşen, kanser tedavisi gören ya da acil ameliyat bekleyen insanların yaşam hakkını bizzat gasp etmektedir.
- Hastalık Sektörünü Besleyen Halk: İstanbul’daki 2,5 milyon ameliyatın ne kadarı zorunluluk, ne kadarı halkın her sancıda "beni kesip biçin" diye doktora baskı yapmasının sonucu? Toplum, bedenini iyileştirmek yerine operasyon masasına yatırmayı marifet sayar hale geldi.
- Zihinsel Çöküşün Fiziksel Yansıması: Ruhsal boşluğunu veya disiplinsiz yaşam tarzını hastanelerde tedavi etmeye çalışan bir toplum var. Hareket etmeyen, yanlış beslenen ama her gün doktordan mucize bekleyen bu kitle, devlete ve topluma sadece ayak bağı olmaktadır.
- Yılda 300 kez doktora gitmeyi normal gören bir zihniyet, bu ülkenin geleceğinde hangi üretkenliği ve sağlığı vaat edebilir?
- Sağlığı "hastaneye gitmek" sanan bu kitle, asıl sağlığın disiplinli yaşam ve bireysel sorumluluktan geçtiğini ne zaman anlayacak?
